KURUMSAL HABERLER

Ortadoğu Afet ve Hastane Öncesi Yönetim Kongresi Başladı
5 / 0
10 / 10 / 2017

Ortadoğu Afet ve Hastane Öncesi Yönetim Kongresi Başladı

Türk Kızılayı, Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) ile Acil ve Afet Derneği (ACAT) iş birliğiyle düzenlenen "1. Ortadoğu Afet ve Hastane Öncesi Yönetim Kongresi" başladı. Kınık, Kızılay olarak afet anında ve sonrasında her türlü alanda çalıştıklarına dikkati çekti. Dört gün sürecek olan etkinlikte bilimsel oturum ve paneller yer alacak.
 
Yerli ve yabancı bilim insanlarının katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirilen Ortadoğu Afet ve Hastane Öncesi Yönetim Kongresi’ne, Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Turunç, Genel Sekreter Hüseyin Can ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Genç’in yanı sıra, insani yardım örgütleri, ülkelerin afetlerle ilgili kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri yer aldı.
 
“Afet öncesi çalışmalar bizim için çok çok önemli”
 
Kongrenin açılış töreninde Türkiye ve dünyada, afetlerden önce yapılan hazırlıkların geldiği noktanın daha da ileriye taşınacağına inandığını aktaran Türk Kızılayı Genel Sekreteri Hüseyin Can, “Geçtiğimiz çalışmalarda gördük ki afet öncesi yapacağımız hazırlıklarda harcayacağımız 1 lira, afet anında yapacağımız 7 lira harcamaya eşit. Bu yüzden afet öncesi çalışmalar bizim için çok çok önemli. Önemli olduğu için de biz de bu kongreyi düzenledik. Bu toplantıda yaklaşık 89 bilimsel bildiri yayımlanacak. 150'inin üzerinde dünyanın değişik yerlerinden gelen konunun uzmanı bilim adamlarının sunumu olacak. Ayrıca etkinlik kapsamında 6 kurs gerçekleştirilecek. Kursların neticesinde de katılımcılar belgelerini alabilecekler.” dedi.
 
“Afet öncesinde riskler azaltılmalı”
 
Kongrede “Afetlere Hazırlıkta Türk Kızılayı'nın Rolü ve Güvenli Yaşam” konusunda sunum yapan Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, “Afetler karşısında insanın zaman zaman ne kadar büyük bir zaaf içinde olduğunu görüyoruz. Bizim doğamız da bu. Bir taraftan afetlerle başa çıkmaya çalışıyoruz, zararlarını azaltmaya, hayatta kalmaya çalışıyoruz, bir taraftan da olası yeni risklere karşı da tedbirler almaya çalışıyoruz. Afet öncesindeki riskleri azaltmalıyız. Ayrıca afetin her türüne yönelik mukavemeti de arttırmak zorundayız. Özellikle arama kurtarma mottomuz vardır; 'Tek bir insanı bile arkada bırakmamak.' Toplumun bütün fertlerine ulaşacak hizmeti sağlamak ve farkındalığı arttırmak zorundayız. Türkiye'de afet mevzuatı açısından zamanla çok büyük gelişmeler yaşandı. 1999 depremi, Yugoslavya'nın dağılması, bizim ulusal ve uluslararası anlamda afet, insani yardım konusunda kilometre taşlarımızdandı. Bundan sonra afet kanunu çerçevesinde kurulmuş olan hizmet kümelerinin iş güdümünü sağlayacak planlar, olumlu gelişmelerdi.” ifadesinde bulundu.
 
“Çocukları bilinçlendirirsek, büyükler yeni davranışlara adapte olacak”
 
Kızılay'ın afet olduğu anda dayanıklı kalabilmek için gerekli olan çalışmalara odaklandığının altını çizen Kınık, “18 milyon ilk ve ortaöğretim seviyesinde öğrencimiz var. 18 milyon gencimiz ülkenin idaresinde rol alacaklar, sorumluluk alacaklar. Biz en önemli hedef kitle olarak 18 milyonluk topluluğu seçtik. Çünkü farkındalığı oluşturma ve güvenli yaşam kültürünü topluma yaygınlaştırma noktasında çocukları eğitici pozisyonunda tutmak önemli. Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışma yürütüyoruz. Müfredat geliştirme noktasında anlaştık. 2018 yılı Türk eğitim sisteminde önemli bir dönüm noktası olacak. Yaşamda kullanacağımız bilgilerin çocuğa kazandırılması noktasında çalışılıyor. Afetlerde ayakta kalma becerileri, yoksulluk konusunda toplumsal dayanışma gibi yenilikçi bir güvenli yaşam kültürü müfredatını geliştirmeye gayret ediyoruz. Bunu okul öncesi eğitimden lise son sınıfa kadar yapmaya gayret edeceğiz.” şeklinde konuştu.
 
“Gönüllülükle afete müdahalede etkinliği arttırılmalı”
 
Kızılay olarak afet anında ve sonrasında her türlü alanda çalıştıklarını belirten Kınık, “Faaliyet odakları yeniden şekillendi. 10 sene önce göç ve mülteci hizmetlerinin bizim bütçemizde bu kadar yer alacağını bilemezdik. Kızılay 3,2 milyar liralık bütçesinin yaklaşık yarısını bu işlere harcıyor. Bugün göç, iltica, mültecilik, çatışma bölgelerinden kaçanlara insani desteğin ulaştırılması gibi alanlarda daha etkin çalışmak zorundayız. Afet noktasında da odaklarımızı genişletiyoruz. Kızılay'da artık meteoroloji mühendisleri, yer bilimciler, çalışmaya başlıyor. Merkezi bir sınav ile yüksek sayıda da uzman alacağız. Gönüllü katılımı da çok önemsiyoruz. Beklenen Marmara, İstanbul depremi en kötü senaryoyla tecelli ederse yapılan risk analizlerinde 40 bine yakın binanın hasarlanması, çökmesi anlamına geliyor. Dünyanın hiçbir yerinde 40 bin arama kurtarma ekibi bulamazsınız. Yapılması gereken şey tamamen toplumsal katılımla, gönüllülükle afete müdahalede etkinliği arttırmaktır. Gönüllü müdahale anlamında kapasitemizi en az 100 katına çıkarmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
 
Kongre süresince insani krizler ve insani yardım alanında faaliyet gösteren, Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu (IFRC), Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Örgütleri (WHO), ülkelerin afetlerle ilgili kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin çalışma ve tecrübeleri ele alınacak.
  • Resim : 1
  • Resim : 2
  • Resim : 3
  • Resim : 4
  • Resim : 5
  • Resim : 6
  • Resim : 7
  • Resim : 8
  • Resim : 9
  • Resim : 10
  • Resim : 11
  • Resim : 12
  • Resim : 13
  • Resim : 14
  • Resim : 15
  • Resim : 16
  • Resim : 17
  • Resim : 18
  • Resim : 19
  • Resim : 20
  • Resim : 21
  • Resim : 22
  • Resim : 23
  • Resim : 24
  • Resim : 25
  • Resim : 26
  • Resim : 27
  • Resim : 28
  • Resim : 29
  • Resim : 30
  • Resim : 31
  • Resim : 32
 
 
 
 

Türk Kızılayı kamu yararına çalışan bir kurum olup izin almaksızın yardım toplama hakkına sahiptir.

Firmalar, Gıda Bankacılığı Esaslarına göre çalışan Türk Kızılayı'na yaptıkları gıda, temizlik, giyecek, yakacak, bağışlarını gider kaydedip vergi muafiyetinden yararlanabilir.

BÜLTEN ABONELİĞİ