Ümmü Cerrah'ın Hikayesi

02/01/2020 PAYLAŞ:   

“Çocuklarını Enkaz Altında Bıraktılar”

“Evlendiğim sene başladı savaş. Aynı ülkede olsak da televizyondan izlediğim ölümlerin bir gün kapıma dayanacağını hiç düşünmemiştim. Önce eşimi götürdüler, onu en son tutuklanırken gördüm. Uzun zaman, döner diye evden çıkmadım ta ki üzerimize bombalar yağıncaya kadar.
 
Çocuklarımı alıp Maaret El Numan şehrine kaçtım ve orada bir çadıra sığındım. Evim, eşim, hayatım geride kalsa da çocuklarım güvendeydi ama bu uzun sürmedi.
 
Uçaklar Maaret El Numan’ı da vurmaya başlayınca çocuklarımı alıp buraya kaçtım. Şanslıydım çünkü çocuklarını enkaz altında bırakmak zorunda kalanlar da vardı.”

Hamra bölgesinde bir zeytin ağacının dibinde dinliyorum Ümmü Cerrah’ın hikâyesini. Ümmü, Suriye’deki son uçak saldırıları nedeniyle kuzeye doğru göç eden yaklaşık 250 bin kişiden biriydi. Çadırlarının dibine düşen bombalardan kaçan insanlar, kuzeydeki camilere ve boş binalara sığınmış, binlerce kişiyse sokaklarda kalmıştı.
 
Ümmü Cerrah ile çocukları bir zeytin ağacının dibinde yağmurdan sırılsıklam titriyordu. Türk Kızılay’a ait araçları görünce koşup gelmişlerdi.
 
Kendisi için bir çadır kurulan, yatak ve battaniye verilen Ümmü Cerrah, olan biteni izlemekle yetiniyor, yaşadığı şoktan tek kelime edemiyordu.
 
Çadırdan çıkarken Ümmü Cerrah’a, “Bundan sonra ne yapacaksın?” diye sordum. Başını yukarı kaldırıp “Allah büyük.” deyip ağlamaya başladı.
 
Ümmü Cerrah ve çocukları Siyaz, Ali, Cerrah ve Ahmet hayatlarına bir Kızılay çadırında devam ediyor. Bombalardan daha ne kadar kaçabilecekleri ise muamma.